Trafikte kurallara uymak, sadece bir alışkanlık değil, aynı zamanda hayat kurtarıcı bir davranış biçimidir. Şimdi düşünsenize, bir sürücü olarak yolda giden bir araçla karşı karşıya geldiğinizde, işte o an… belki de yanlış bir karar verebilir, kurallara uymadığınız için bir kaza ile yüzleşmek zorunda kalabilirsiniz. Birçok insan, trafik kurallarına uygulamakta nasıl samimiyetle yaklaşılmadığını sorgulamıyor bile; fakat işte bu küçük detay, sevdiğiniz birinin hayatını değiştirebilir. Kuralı ihlal eden bir sürücü, basit bir hız aşımlı, geçiş hakkı ihlali, başkalarının yaşamını tehlikeye atıyor… Birbirimizin hayatını korumak, neden bu kadar zor?
Bu konuda sorular sorarken, aynı zamanda yanıtlar almak da tam yerinde. Bir gün sokakta yürüyen 7 yaşındaki minik bir çocuğun hayatına tanık oldum. O, hafif bir koşu ile karşıdan karşıya geçiyordu; ama gözleri bir an bile yoldan ayrılmamıştı. İçimde bir mutluluk ve minnet duygusu… Neden böyle küçük bir ayrıntı, hepimizi sevinçle doldurabilir? Çünkü bizler, sadece kendi hayatımızı düşünüyoruz; ya o küçük can? Hızlı ve dikkatsiz bir sürücü, ondan önce davranabilirim demek istemez. Kurallara uyduğumuzda, hep birlikte kazandığımız şey: güven.
Trafik kazalarının neredeyse her gün yaşandığı bir dünyada yaşıyoruz, bunu unutmamak lazım. Herkesin aklında bir koşuşturma, inanılmaz aceleci bir yaşam var. Tempo o kadar hızlı ki… Hızlı giden birçok sürücü, yeşil ışıkların ne kadar değerli olduğunu unutuyor. Yanlış bir karar, belki de bir ömür boyu sürecek bir pişmanlık yaratabilir. Hızlanmak, birkaç saniye kazanmak mı? Yoksa tüm hayatınızı riske atmak mı? Bana kalırsa, birkaç saniyelik bir kazanım, bir insanın hayatına mal olmamalı. O yüzden, kurallara uymak aslında sadece kendi güvenliğimiz için değil, başkalarının hayatı için de önemli. Bunu unutursak, seyir halindeki her an tehlikeli bir yolculuğa dönüşebilir…
Belki de trafik kuralları, sıkıcı ve gereksiz gibi gözükebilir; ama aslında, insan ilişkilerinin derinliklerinde yatan bir saygının ve sorumluluğun işaretidir. Birbirimizi düşündüğümüzde, daha güvenli bir dünya yaratabiliriz. Acelenin kölesi olduğumuz şu günlerde bile, durup düşünmeli; karşıdan karşıya geçerken bir çocuk var mı, yavaşlamalı mıyım demeli… Unutmayalım, her alt geçmiş tecrübe, her yanlış hareket bir kayıptır. Trafikteki kurallar, hepimiz için geçerli bir sözleşmedir; çünkü herkesin hayatı kıymetli, tanıdığımız ya da tanımadığımız hiç fark etmez… Kısacası, kurallara uymak, sadece birey değil toplum olarak hepimize bir kazanç sağlar.
